AB'nin Avrupa Savunma Sanayii Programı (EDIP) 2026'da ilk teklif çağrısını açtı. Türkiye'nin AB dışı konumu bu programdan nasıl etkileniyor?
Avrupa Savunma Sanayii Programı (EDIP), AB Konseyi'nin Aralık 2025'teki onayının ardından yürürlüğe girerek 31 Mart 2026'da ilk teklif çağrısını açmıştır. 1,5 milyar Avroluk bütçesiyle program, Avrupa savunma sanayii temelinin güçlendirilmesi, ekipman alımlarında üye devlet koordinasyonu ve Ukrayna'ya savunma desteği kapasitesinin artırılması gibi üç temel hedefe odaklanmaktadır.
Türkiye'nin konumu incelendiğinde, NATO üyesi ancak AB dışı bir ülke olarak Türkiye'nin EDIP güdümlü ortak tedarik mekanizmalarının doğrudan dışında kaldığı görülmektedir. Bu durum önemli sonuçlar doğurmaktadır: MBDA ve KNDS gibi Avrupa savunma konsorsiyumları Türkiye'nin tedarikçi olma ihtimalini azaltabilecek tercihli AB tedarikçi çerçeveleri oluşturabilir; EDIP kapsamındaki Avrupa ülkeleri, Türkiye'den mevcut durumdaki satın alımlarını kısıtlayacak yerli içerik gerekliliklerine tabi tutulabilir.
Öte yandan bazı fırsatlar da gündeme gelmektedir. Türkiye'nin mevcut bazı Avrupa savunma programlarına katılımını sağlayan savunma işbirliği anlaşmaları (EDIP kapsamındaki olası ortaklık sınırları içinde) müzakere edilebilir. Türk SAVTEK şirketleri ise yerel AB içerik gerekliliklerini karşılamak amacıyla Avrupalı firmalarla ortak girişimler kurabilir.
Öngörü açısından EDIP, Türkiye'nin Avrupa savunma ihalelerinde halihazırda değişken olan konumunu daha da karmaşık bir tabloya taşıma potansiyeli taşımaktadır. Türkiye'nin stratejik yanıtı ise Avrupa dışı pazarlarda savunma ihracat kapasitesini artırma yönünde şekillenmektedir. IDEF'de Türk firmalarıyla görüşen Orta Doğulu ve Afrikalı savunma alıcılarına yönelik artan ilgi, bu stratejinin somut bir yansımasıdır.